Diyanet İşleri Başkanları’nın kızlarına “türban” yerine “yüksek öğretim” tavsiyesinde bulunduklarını önceki akşam Kanal D’de yayımlanan Genç Bakış programına konuk olan 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel açıkladı.

Muğla Üniversitesi’nde öğrencilerin sorularını yanıtlayan Demirel, geçen yılki “Başını örten Suudi Arabistan’a gitsin” sözlerine açıklık getirdi. Üniversite ve türban üzerine konuşurken Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ve eski başkan Mehmet Nuri Yılmaz’ın kızlarının üniversite sınavları sonrası, babalarına “Okuyalım mı? Başımızı mı örtelim?” diye sorduklarını anlattı. Demirel, iki babanın da kızlarına “oku” dediğini söyledi. İşte Demirel’in öğrencilerle yaşadığı türban diyaloğu şöyle:

* Yıllardır başörtüsü, başörtüsü diyerek vatandaştan oy topladınız. Geçen yıl ise gitsinler Arabistan’da okusunlar diye bir tabir kullandınız. Acaba çizginiz mi değişti?

Demirel: Şu anda bu salonda aranızda hiç türbanlı öğrenci var mı?

* Salondaki öğrenciler: Yok.

Demirel: Veya Türkiye üniversitelerinde eğitim gören türbanlı öğrenci var mı?

* (Salonda uğultu.)

Demirel: Dokuzyüz bine yakın kız öğrenci arasında türbanlı öğrenci niye yok? Türban yasağını ben mi koydum! Kardeşim bu soruyu ’türban yasağını kaldıracağız’ diyenlere sorsana, onlar nerede?

* (Salonda uğultu)

Demirel: Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları var. Anayasa Mahkememiz var. Danıştay var. Avrupa mahkemeleri var. Bu mahkemeler, üniversitelerde kız çocuklarının türban takmalarını bir siyasi simge sayıp, müsaade etmiyor. Türkiye’nin üniversiteleri de türban takılmasına müsaade etmiyor. Şimdi soruyorsunuz; bu çocuklar ne yapacak? Bunu bugünkü Diyanet İşleri Başkanı’na kızı sormuş: ’Baba türban mı takayım, okula mı gideyim?’ Babası diyor ki ’oku’. Çünkü Kuran’da ’ikra-oku’ diye başlıyor. Bundan evvelki Diyanet İşleri Başkanı, bir büyük din alimidir, aynı suali onun kızı soruyor. O da diyor ki ’Oku. Türban takacaksan daha sonra takarsın ama evvela bir oku’.

Türban takan öğrencilerin üniversitelerde okumasına şu anda Türkiye’nin kanunları müsait değil. ’Okumak isteyen ne yapsın?’diye bana sorulduğu zaman, ’Türbana müsaade eden ülkelere gitsin okusun’ dedim hepsi bundan ibaret. Eğer cahil kalmak istemiyorsa, mutlaka okumak istiyorsa Avusturya, dünyanın başka ülkelerinde türban takan öğrenciye bir şey demeyen yerler var. Türban bir işaret veriyor. Kadınların yüzde 60’ının başıbağlı. Kimse bir şey diyor mu? Anamın, kızkardeşimin başı bağlı. Yazmayla, yaşmakla bağlı. Benim kızkardeşim kimseye, “Benim gibi ol, ben Müslümanım, başını bağlamayan Müslüman değil” demiyor. Başını bağlamayan Müslüman değil mi? Bu ayrıcalığa Türkiye tahammül eder mi? Bırakın bağlayan bağlasın, açan açsın. Ama üniversiteye geldiği zaman, eğer kızımız başını açık tutmak istiyorsa, yanında oturan başını kapalı tutmak istiyorsa, bir süre sonra “ben başımı bağlıyorum çünkü ben inançlıyım, sen değilsin”e dönüyor iş. İstiyor musunuz böyle bölünelim? Hayır, istemiyoruz. Anlaşıldı mı?

Polemik yaratmayalım
Hac görevi nedeniyle Suudi Arabistan’da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, danışmanı aracılığıyla, “İbadet mahallindeyim. Polemik yaratmak istemiyorum” dedi. Ancak, 2 kız, 1 erkek çocuk babası olan Ali Bardakoğlu’nun 26 yaşındaki Şeymaisimli kızıyla 29 yaşındaki Şeyda isimli kızının üniversiteyi başı açık okudukları ortaya çıktı. Şeyma Bardakoğlu’nun Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi, Şeyda Bardakoğlu’nun ise Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu oldukları, öğrencilikleri boyunca başlarının açık olmasına rağmen evlendikten sonra kendi istekleri ile kapattıkları öğrenildi.

Yılmaz: Evet kızım sordu
Diyanet eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da, kızı Emine’nin Bilkent Üniversitesi’ni kazandığını ve kendisine “Baba okuyayım mı, başımı mı kapatayım?” diye sorduğunu söyledi. Kızı Emine ile arasında geçen konuşmayı Cumhurbaşkanlığı döneminde Süleyman Demirel’e aktardığını da ifade eden Yılmaz, “Tam tarihini hatırlamıyorum. Ama sayın Demirel’in hafızası çok iyidir” diye konuştu.

Yılmaz şöyle devam etti: “Kızım Emine şu anda 30 yaşında. Üniversite sınavında Bilkent Üniversitesi’ni kazandı. Bana, ” Baba, okuyayım mı? Başımı mı örteyim? “ diye sordu, ben de ” Oku kızım “ dedim.

Dinde bir kaide vardır. Okumak aşkı taşıyana direnilmez. Bir çocuk okumak istiyorsa, başı örtülü de olarak okula alınmıyorsa orada bir zaruret doğar. O halde başı açık okula gidilir. Kızım üniversiteye başlayacağı yıl kendi isteği ile evlendi ve Bilkent Üniversitesi’ne gitmedi. Evlenince de başını örttü. Ama türban değil, Anadolu kadının taktığı şekilde başörtüsü takıyor. Açık Öğretim Fakültesi’ni de bitirdi.”