ayat__miracle_7.jpgEfendimiz’in hala kızı Hz. ZEYNEB

Efendimiz aleyhisselatü vesselam halası Ümeyye’nin (r.a) zengin ve soylu kızı Hz.Zeyneb’i,köleyken azad ettiği Zeyd bin Harise ile evlendirerek fakir erkek/kız ,zengin kız/erkek ayırımının kökleştiği bir cahiliye adetini kırmak ister…

Hz. Zeyneb,ilk Müslümanlardan olduğu kadar,Medine’ye hicret eden ilk sahabilerden.Efendimiz’in halası Hz.Ümeyye’nin kızı aynı zamanda.Efendimiz aleyhisselam onu,köleyken azad ettiği evlatlığı Zeyd bin Harise (r.a) ile evlendirmek ister.Devrin geleneklerine göre asil ve zengin kızların,fakirler ve kölelerle evlenmesi hoş değildir.Efendimiz bu evlilik için Zeyneb’e teklif götürürken köleleri aşağılayan bu kökleşmiş cahiliye geleneğini kaldırmak ister.Zeyneb ve kardeşleri Rasulullah’a olan sevgi ve itaatlerine rağmen adetleri gereğince bu evliliğe karşı çıkarlar.
”Allah ve Rasulü bir işe hükmettiği zaman,mümin erkekle,mümin kadın için işlerinde kendilerine şeçme hakkı yoktur.Kim Allah’a ve Rasulü’ne isyan ederse,muhakkak ki o açıkça sapıklık etmiş olur.”mealinde,Ahzab Suresi’nin 36.ayeti nazil olur.Bunun üzerine Hz.Zeyneb Rasulullah’a halen Zeyd ile evlenmesini isteyip istemediğini sorar.Efendimiz(s.a.v)”evet” buyurunca,Rasulullah’a asi olamayacağını belirterek Zeyd ile evlenmeye razı olur.
Ne var ki Hz.Zeyd ve Hz.Zeyneb huzur bulamaz.Bunun farklı nedenleri vardır.Kimi zaman Hz.Zeyneb’in Peygamber’e olan akrabalığından dolayı daha şerefli olduğunu ima ederek eşini incittiği yönünde rivayetler vardır.Bu beraberliğin uzun ömürlü olmayacağını sezen Hz.Zeyd (r.a) durumu Rasululllah (s.a.v) açarak ailesinden ayrılmak istediğini ifadeye mecbur olur.Efendimiz bu duruma çok üzülür.Kendisinin teklifiyle bir araya gelen bu ailenin dağılmasına gönlü razı değildir.Hz.Zeyd’e, “Eşini tut,boşama.Allah’tan sakın!..” buyurur.Fakat bir müddet sonra Hz.Zeyd ve Hz.Zeyneb ayrılır.

Bir zaman sonra Allah Teala tarafından Efendimiz’in içini rahatlatan bir hüküm gelir: “(Rasulüm!) Hani Allah’ın nimet verdiği,senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye “Eşini yanında tut,Allah’tan kork!” diyordun.Allah’ın açığa vuracağı şeyi insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.Oysa asıl korkmana layık olan Allah’tır.Zeyd,o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın.Allah’ın emri yerine getirilmiştir.” (Ahzap,37-40) Allah Rasulü tebessüm ederek : “Kim Zeyneb’e giderek,Allah’ın onu,gökte bana nikâhladığını söylemek ister?”buyurur.Bir müjdeci koşup Hz.Zeyneb’e durumu anlatır.
Rasulullah (s.a.v) bir cahiliğe geleneğini daha kırmak için Hz.Zeyneb’e iddeti dolunca kendisine nikâhlamak istemiş fakat insanların fitne çıkarmalarından çekinmiştir.Zira Hz.Zeyd (r.a) evlatlığıdır ve adetlere göre evlatlığının boşadığı kadınla evlenilmez.Kendi yaşantısıyla ümmetine örnek olan Efendimiz’in bu evliliği o devirdeki adetlerden birinin daha kırılmasını hedef alır.Zira “Muhammed sizin erkeklerinizden birinin babası değildir.O,Allah’ın Rasulü ve peygamberlerin sonuncusudur…” buyrulan ayet (Ahzap,40) nazil olunca o günden sonra Hz.Zeyd’den bahsederken “Muhammed’in oğlu Zeyd” yerine “Harise’nin oğlu Zeyd” ifadesi kullanılır.
Efendimiz,Hz.Zeyneb’le hicretin 5. senesinde evlenir.O sıralarda Zeyneb (r.a) 35 yaşlarındadır.Enes bin Malik’in annesi Ümmü Süleym o gün Medine hurmasını yağ ile karıştırıp özel bir yemek yaparak Efendimiz’e sunar.Yemek iki kişiye zor yetecek kadardır.Efendimiz herkesin çağrılmasını ister.Oldukça fazla kişinin icabeti karşısında Enes (r.a) yemeğin azlığı karşısında endişelenir.Rasulullah (s.a.v),yemek kabını ortaya koyarak bereketlenmesi için dua eder.Onar kişilik sofralar kurulur. “Davetlilerin hepsi doyasıya yedi,getirdiğim yemek aynen ortadaydı.”der Enes bin Malik sonradan hayretler içerisinde.
Davetliler yemekten sonra dağıldığı halde ashaptan üç kişi sohbete devam ederek uzun süre Efendimiz’in evinde kalırlar.Bu durum üzerine: “Ey iman edenler,Peygamber’in evlerine yemeğe davet olunmadan,vaktine de bakmadan girmeyin.Ancak davet edildiğiniz zaman girin.Yemeği yediğinizde hemen dağılın,sohbete dalmayın.Çünkü bu hareketiniz Peygamber’i üzmekte,fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır.Ama Allah,hakkı söylemekten çekinmez.Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin.Bu,hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır.Sizin Allah’ın Rasulü’nü üzmeniz ve kendisinden sonra onu hanımlarını nikâhlamınız asla caiz olmaz.Çünkü bu,Allah katında büyük bir günahtır.”buyrulan Ahzap Suresi’nin 53.ayeti nazil olur.
Hz.Zeyneb ibadete düşkün ve takva sahibiydi.Devamlı nafile namaz kılar,nafile oruç tutardı.Vefakârdı.Dürüstlükten ayrılmazdı.Bir gün,münafıklar Hz.Aişe’ye iftira atmışlardı.Efendimiz onun da fikrini öğrenmek ister. “Ya Rasulullah,işitmediğimi işittim,görmediğimi gördüm demekten kendimi korurum.Onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum.” diyerek gelecek asırlara da büyük bir mesaj verir.
Hz.Aişe (r.a) Hz.Zeyneb annemizin cömertliği hakkında, “Dini yaşama konusunda Zeyneb’ten daha hayırlı,ondan daha çok Allah’tan korkan,ondan daha doğru sözlü,akraba hakkını ondan daha çok gözeten,Allah’ın rızasını kazanabilmek için fakirlere ondan daha çok sadaka veren bir kadın görmedim” der.Hz.Zeyneb’in dikiş dikerek geçimini temin ettiği,kazancından fakir ve yoksullara dağıttığı bilinir.
Halifeliği döneminde Hz.Ömer (r.a) sahabilere hazineden maaş bağlarken Hz.Zeyneb’e de ödenek gönderir. “Allah Ömer’i affetsin.Diğer kardeşlerimin hisseleri de bu paranıniçinde mi?” diye soran Hz.Zeyneb, “Hayır!Bunların hepsi senindir.” dendiğinde bu maaşın tamamını kimsesizlere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtır.Hz.Ömer (r.a) annemizin bu davranışından haberdar olunca bin dirhem daha getirerek kapısında durup selam verir.Gönderdiği parayı dağıttığını duyduğunu,hiç olmazsa bu bin dirhemi muhafaza etmesini belirtir.Hz.Zeyneb (r.a) bu parayı da ihtiyaç sahiplerine dağıtır.Dünya malı biriktirmekten korkar.Samimiyetiyle şöyle dua eder: “Allah’ım!Bundan sonra beni Ömer’in ihsanını almaya eriştirme.” Bu samimi dua Allah katında kabul olur.Hz.Zeyneb hicri 20 yılında 53 yaşındayken Medine’de vefat eder.Efendimiz’e kavuşan ilk annemiz olur. “Bana en önce kavuşacak olanınız kolu uzun olanınızdır.” Müjdesinde bulunan Efendimiz “uzun kol” ifadesiyle Hz.Zeyneb’in cömertliğine işaret etmiştir.Hz.Zeyneb’in müminlere güzel örnek olmada öne çıkan özelliklerinden en barizi cömertliğidir.

Rahime Yılmaz