Alanya’da Açıköğretim Lisesi sınavına yaklaşık 40 öğrenci türbanlı olarak katıldı. Öğrenciler tuttukları otobüsle toplu olarak geldiler

TEOMAN ERİŞ Antalya DHA

Alanya’da, önceki gün yapılan Açıköğretim Lisesi sınavına yaklaşık 40 öğrenci türbanla katıldı. Türbanlı öğrencilerin Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi binasına tuttukları otobüsle toplu gelmeleri ve birlikte hareket etmeleri dikkat çekti. İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Köseoğlu, Açıköğretim Lisesi ikinci dönem sınavına girenlerin kendi öğrencileri olmadığı için kılık kıyafetlerine müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını söyledi. (dahası…)

Tesettür, şer’an örtülmesi gereken yerleri örtmek demektir.

Bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerlerine avret yeri denir.

Örtünmenin gâyesi, başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı, meşrû olmayan isteklerden sakınmaktır. İnsandaki edeb ve hayâ duygusu, örtünmeyi gerektirir. Örtünmede asıl gâye, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmak olmalıdır. (dahası…)

Özellikle birkaç yıldır sürekli olarak batı medyasında, İslami hicap aleyhinde hummalı çalışmalar yapılmaktadır. Durmadan televizyonlarda; sözde modern, medeni bir şekilde açık giyinmiş, mutlu ve kültürlü bir grup kadın muhabirin, baskı altındaki, siyahlar içerisinde ve hayata dair tüm umutlarını yitirmiş gibi gösterilen Müslüman kadınlarla yaptıkları röportajlar ve haberler yayınlanmaktadır. Göstermek istedikleri; hicaplı kadınların, erkekler tarafından kısıtlandıkları, en doğal haklarından mahrum bırakıldıkları ve sorunlar içerisinde, ümitsizce yaşamlarını sürdürdükleridir. (dahası…)

Özlem Albayrak, Nihal Bengisu Karaca, Fatma Bostan Ünsal, Ayşe Böhürler, Emine Eroğlu, Merve Kavakçı, Mehtap Kayaoğlu, Havva Sula.
Onlar türbanın kamusal alanda görünümünün “sorun” olarak algılandığı, gerilimler ve kırılmalar ortamında kendi başarı öykülerini örmeye çalışan kadınlar… Geleneğe de, moderniteye de belirli bir mesafeden bakan, ezber bozan kadınlar… Ve onlar bugüne kadar bir başarı hikâyesinin özneleri olarak anılmadılar.
Türban ve Kariyer, İslami kesimde sadece mağduriyetlerinin altı çizilen, egemen seküler kesimde ise yalnızca başörtüsü sorununun nesneleri olarak görülen “türbanlı” kadınları başarı öznesi kabul eden ilk çalışma. Bu bir anlama kitabı; güzelleme değil, yergi değil, anlama çabası…

Yazar : Metin Sever
Yayınevi : Timaş Yayınları
Etiket Fiyatı : 9,00 YTL (İndirimde olabilir)
ISBN : 975-263-365-X
Basım Tarihi : Şubat 2006 (dahası…)

Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?

En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor… Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, “Bana bak!” Bu olmaz! Rengin önemi yoktur yeter ki, kişiyi cazip göstermesin. İnsan kendini Allah’a beğendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu mantonun rengini beğenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beğenmez. O hanım şöyle soracak kendine: “Bu mantoyu Allah beğenir mi?” O’dur önemli olan. Bol mu? Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı? (dahası…)

Gidin söyleyin psikologlara; masalarına bıraktığımız demet demet isyanın sahipleri biziz; örtülerimiz koymayacağız sehpalarına, bu baş koyduğumuz, hep diri ve taze olacak.

Gidin söyleyin ikna odalarının sahiplerine; gasp ettikleri, duvarlarda çınlayan hıçkırıklarımız olmayacak; koyu bir gölge başını bükmeyecek, gözyaşı dökmeyecek, sizin gözlerinizden kirlenmeyecek bu yürek.

Gidin söyleyin; durmayın, bağıra bağıra söyleyin, o sahte gülümsemelere, o kol-kanat gerici tavır sahiplerine, katlaya katlaya büyüttüğümüz bir inancımız var bizim, büyüttükçe tattığınız bu korku, bu telaş sizin. (dahası…)

Sonraki Sayfa »